Pazarın tadı damağımızda kaldı

slow salyangoz

Nerden başlasam bilmem ki aslında ; hem pazar, hem de pazar günü ,ummadığım şekilde çok güzel bir lezzet ve muhabbet şölenine dönüştü.

Önce uzun uzadığa yaptığımız bir pazar alış verişi, sonra Özge’nın evinde hep beraber “hımmm hımm cok güzel olmuş cok güzel olmuş “diyerek büyük bir iştahla beraber yapıp yediğimiz yemekler, üstüne fsd’nın bir etkinliği olan naan ekmek fırını gezisinde tereyağları sürüp sürüp, zeytınyağlara banıp banıp -ki aramızda direk zeytınyağı şişesini ekmeğe dökenler de olmuştur :)- yediğimiz 2.3. dilimi yemek için masaya dönüp kibarlıktan “hadi gel senle bunu paylaşalım” dediğimiz Sandy’nin ekmekleri, üstüne de kahve içmeye gidip derin mevzulara daldığımız dolu dolu bir gün oldu bizim icin.

Ama bunu ben daha fazla kişisel bir blog yazısına çevırmeden , bugün pazarda neler yaptık neler pişirdik anlatmaya başlayım.

pazar 1İnsan kendini pazara atınca ne alacağını şaşırıyor hele hele bizim gibi iştahlı yemeğe gıdaya ilgili insan oldun mu vay halimize” kızlar bundan da alalım” “ya şundan da alsak mı ” “hımm aa bak gordun mu bunları” “abi nerden geliyor bu sebzeler” “hımm kendi bahçeniz mi var” konuşmaları içinde bir yandan fotoğraf çekip bir yandan sohbet edip alışverişimizi yapıyoruz.Neler pazar2almıyoruzki ,patatesli sebzeli omletimiz için yumurta ,kırmızı soğan,kırmızı biber ,maydonoz,fesleğen,yeşil biber,dağ kekiği,patlıcan salatamız için patlıcan, sarmısak,domates közlemek için sulu sulu domatesler,enginar salatamız icin enginar,peynir,taze soğan,pazılı bahar dolması için pazı,dereotu,nane,maydonoz..eh salatasız olur mu marulu rokayı unutur muyuz hiç …

Sonra hurrra Özge’nin evine ,mutfağına giriyoruz.Bendeniz Levent’in başına patetesleri yığıyorum bir yandan da soğanı biberi doğruyorum.Özge otları yıkaya dursun Pelin dolma içini hazırlıyor arkam dönük ocak başındayım.Birileri sarmısakları soyuyor hooop Pelinin dolmaları sarılmış bile Filiz ve Emrah derin sohbetler içersinde Evrimin sesi geliyor ohh közlenmiş patlıcan mı bu kadar güzel kokan …

sonra 5 dk sessizlik …

Tabaklar nasıl boşaldı bilmiyorum hem bu kadar sağlıklı hem bu kadar taze ot kokan yemeklerle sohbeti bol bir muhabbet baslıyor sonra. Projeler ilerki aktiviteler derken cayımızı koymayı unutmuyor, oturma odasına geciyoruz. Bende hemen kağıt kalemimi çıkarıyorum.Aslında çok konuşuyoruz karnımız tok sırtımız pek olduğundan mıdır bilinmez simdiye kadar yaptığımız en dağınık konuşmayı yapsak da durduramıyoruz kendimizi

Saat 5’e geliyor 6’da naan ekmek fırınında olmak lazım ver elını bulaşıklar diyip girişiyoruz hemen.Apar topar toparlanıp yola koyuluyoruz.Hoş arada birbirimizi kaybedip telefon trafiği de yaşamadık değil hani 🙂

Naan ayrı bir macera oluyor bizim icin.Defne hanım kapıda büyük bir çoşkuyla bizi karşılıyor.Aramıza yeni katılan Emrah’ı kendisiyle tanıştırıyoruz hemen.Sandy güzel güzel fırınını gezdirip ekmeği anlatırken, sıra ekmek tadımına geliyor.Biz daha yeni yemekten kalkmamış mıydık ? 🙂

Evrim zeytinyağ şişesi ile napıyor orda ? Emrah kaçıncı focaciosunu yiyor bilmiyorum.Ama anlaşılan bize sohbet muhabbet yetmemiş bugün.Yolda giderken haydi bir şeyler içelim diyoruz Ulus dolaylarında bir cafe’ye giriyoruz.Mühim soru Evrim’den geliyor “Kahveye süt tozu değil süt kullanıyorsunuz değil mi ? ”

10’da başladığımız macera 9 dolaylarında bitiyor damaklarımızda muhabettin tadı kalıyor.

ceylan

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s