Dolu dizgin bir pazar gününün ardından

Geçen pazar blogumuzdan da haber verdiğimiz üzere önce kuru fasülye yemeğe gittik,gittiler.Gittiler diyorum çünkü benim gibi bir kaç kişi avrasya maratonu dolayısıyla yolların kapanması sonucunun kurbanı oldular :(( Daha tadı damağımda kaldı diyemeden aklımda kaldı bu kuru fasülye 😦 ! Bazı arkadaşlarımız ise hem maratona katılıp hem bizimle kuru fasülye yediler.Onlarıda takdir etmek gerek !DSC01839

Anlayacağınız Süleymaniye Camii’nin orda şöyle oturduk ,böyle yedik ,şunu şunu konuştuk, midemizi şenlendirdik diyemeyecegim.Ama demesi için en kısa zamanda buraya bizden bir yazı istiyorum.(Tam bunu derken Pelin’den yazı geldi bakınız yukarısı 🙂 )

Evrim’den duyduğum “geçişimiz Levent kaptan sayesinde biraz ilginç oldu.. ilk önce Üsküdar’a geçtik vapurla ordan tekrar vapurla Besiktaş’a.. 15 dakikada avrupa asya gecisi :)) “- hatta duydugum kadarıyla arada vapuru kacıranlar olmus ,bizim kaptan pek hızlı uçmuş :))  -gibi ufak İstanbulu hissetiren anektodlarını geçtikten sonra,asıl sizlerle paylaşmak istediğim ,The Age Of Stupid filmi.

Aklıma ilk gelen sahne shell firmasının kurduğu petrol çkarma tesisi sonucu  üstlerine petrol yapışan balıkları omoyla çıkarmaya çalışan ,tıp eğitimine devam etmek için paraya ihtiyacı olan ve bu yüzden balıkçılık yapan nijeryalı kızdı. Bu sahneyle beraber yanımda oturan Özge’nin “ayy” diyerek ellerini yüzüne götürmesi ise olayın trajik yanını daha da gerçek kılıyordu sanki.”Omo’yla balık yıkmak” sahi bundan daha kötü ne olabilirdi ki? Hiç yıkayacak balık bulamamak mı ?İşte sene 2055’de geçen hikayemizde  yıkayacak balık bile bulamıyorduk.Bunun sebebini ise bu günlere ,21.yüzyıla,bu felâkete izin veren insanların yaşadığı, gelecekde “Aptallık Çağı ” olarak adlandırılacak dönemde aramamız gerektiği anlatılıyordu.

age_of_stupid Nijeryalı kızımız artık balıkçılığı bırakmış daha karlı olduğu için petrol işine girmişti,ingiliz çevreci çiftin, rüzgar değirmenlerinin yapılmasına karşı verdiği savaş, sırf manzaraları bozuluyor diye red oy kullanan kasaba sakinlere karşı yenik düşüyordu.

Geçmişe bu günlerde yaşanan felaket kayıtlarıyla devam eden filmde belki son kez yardım çığlığı atılıyor fırsatımız varken neden iklim değişikliğine dur demediğimize dem vuruluyordu.

Bizse film çıkışı çoktan plastik şişe yerine termos taşımaktan hatta bu konuda bir kampanya yürütmekden bahseder olmuştuk.Sohbetimize Beşiktaş’da çay içerek devam ettik.Bense biraz hüzünlü ayrılmıştım filmden sahi neden görmek istemiyorduk,  neden dur demiyorduk ? Çağımıza yakışır bir isim miydi bu “aptallık” ?

Ceylan

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s