Terra Madre 2010 Torino – Italy

Ey Gençlik,  🙂

Terra Madre 2010 ve paralelinde gerçekleşen Salone Del Gusto Fuarı’nın  ardından, beyinler yüklü, mideler dolu, kalpler mutlu olarak dönen, bu şerefe nail olan insanlardan biri olarak yazıyorum bu yazıyı.

Terra Madre  2010, Kasım 2009’da 5 arkadaşımla birlikte katıldığımız Young Europeans  Terra Madre’sinden kat kat büyük, hayli hayli kalabalık ve bir okadar da  etkileyici ve heyecan vericiydi. Ben,  Slow Food Yağmur Böreği Birliği üyeleriyle birlikte gittim ve observer statüsündeydim.

Açılış, Olimpiko İsozaki’de isminden de anlaşılacağı üzere, olimpik bir
stadda oldu. her oturma yeri tıklım tıklım doluydu. 161 ülkeden 4000’nin üzerinde katılımcı, çoğu kendi yerel giysileri ile yerlerinde hazırdılar.  Bu yılın ana teması ”dil” di. isveç dolaylarından gelen bir Sami, Avustralya yerlisi bir Aborjin, Ethiopyadan bir Gamo, Rusya’dan bir Kamçadal, ve Brezilyadan bir Guarani, kaybolmakta olan dillerinin bütün coşkusunu bizimle paylaştı. kimisi ülkesinden bahsetti, kimisi kimliğinden, kimisi yediklerinden, kimisi içtiklerinden. Kıtalara ayrılan konuşmalarda sıra Avrupa’ya gelince dalganan bayrağımızı görür görmez, ıslık çalmak istedim, ama ses çıkaramadım :), bende avuçlarım kızarıncaya kadar alkışlamakla yetindim. Daha sonra Carlo Petrini kürsüyü onurlandırdı, iyi temiz ve adili bir kez daha vurguladı, gıdanın dünyayı
nasıl değiştirdiğinden ve değiştirebileceğinden bahsetti.  

Açılıştan sonra Salone Del Gusto’yu ziyaret ettik. International, Italy,
bölgeler, ve sponsorlarına ayrılan 5 bölümlü bir fuar alanı hayal edin.
hayal etmek yeter mi bilmiyorum aslında :). bu yıl Presidia olan ürünlerle
diğerleri aynı alanda sergilendiğinden biraz kafa karışıklığı yaratsa da,
üreticilerle tanışmak, emeklerinin hikayesini dinlemek, tadıp midemizi
kutsamak, çok ama çok güzeldi. öğrendiğime göre 5 günde 30.000’ni aşkın
ziyaretçisi olmuş. en çok vakit geçirdiğim standlar, peynir, salam-sucuk ve
yerel ürünlerdi.  Kestane unundan yapılan ekmek, pancardan yapılan chutney, sarımsaklı taze kurutulmuş karabibere batırılmış peynirin tadı hala damağımda.

Oval Lingotto da Earth Workshoplar ve tadımlar vardı. Earth Workshoplar, bir
nevi konferans, sunum havasında geçen, 7 dile simultane çevrilen bilgi
merkezleri olarak anlatılabilir. organik pazarlardan, çiftçi haklarına,
kadınların toprak sahibi olamamasından, kantinlerdeki yemeklere, ülkelerin
kendini tanıtmasına kadar çok çeşitli konularda earth workshoplar vardı.
daha sonrada grupta ayrı bir başlıkta bahsedeceğim, ”slow food in the
canteen” beni en çok heyecanlandıran, bilgilendiren earth workshop oldu.

Taste Workshoplarda, biradan, şaraba, peynirden, ete hatta sakatata kadar
geniş bir yelpazede idi. uzmanlar tarafından bilgilendirilip, hakkıyla tadım
yapma olanağına sahipti katılımcılar. tabii bu taste workshopları ayrı bir
ücrete tabii olup, ve önceden kontenjanlı olunca yaklaşık 2 ay öncesinden
dolduğu için ben kapıda kaldım. 🙂 onun yerine Terra Madre alanındaki Taste
Education’la ilgilendim. Tat alma duyularını geliştirmeye yönelik bir
eğitimdi. çikolata da çuvalladım 🙂

Salone del Gusto’yu daha fazla uzun uzun anlatmayacağım. kimsenin canını
çektirmek istemiyorum. ama genede merak eden varsa, sorulara açığım 🙂

Bundan başka Terra Madre 2010 da gözlemlediklerim ve bana kattıkları…….
Alice Waters’la tanışma fırsatını yakaladım, 15 yaşında Meksika’da Youth
Food Movement’ın kurulmasına ön ayak olan konuşmayı yapan, Sam Levin’le
tanıştım. Yaptığı konuşmadan o kadar etkilendiğimizi öyleki konuşmayı
ezberlediğimi söylerek ” we will be the generation that will reunite
mankind with the earth.” dedim. çok şaşırdı. ve mutlu oldu. benim için çok
önemli bir anı oldu. :)Gençlik Gıda Hareketi kocaman bir eat-in organize
etti. herkes çok mutlu ve gelecekten umutluydu. Eurogusto’da tanıştığımız
Fresh isimli topluluğun sözcüsü Pavlos, seneye Yunanistan’da bir gençlik
buluşması yapmak istediğini, organizasyonuna şimdiden başladığını söyledi.
çok ama çok heyecanlandım. umarım bu organizasyon gerçekleştiğinde, daha çok katılımcıyla, daha heyecanlı yüreklerle, daha fazla sesle, fikirle, vücutla
orada oluruz. Terra Madre 2010’un bize kattıklarını, aynı heyecanla
uygulamak dileklerimle, 

pelin dumanli

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s